Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Staj ve çıraklık sigortası emeklilikte neden sayılmıyor?

Türkiye’de yıllardır süren ancak son dönemde daha yüksek sesle dile getirilen bir sorun var: Staj ve çıraklık sigortası mağduriyeti. Özellikle 1990’lı ve 2000’li yılların başında meslek liselerinde okuyan, sanayide, atölyede, hastanede ya da kamu kurumlarında staj yapan binlerce kişi bugün emeklilik hesabı yaparken büyük bir gerçekle yüzleşiyor.

Türkiye’de yıllardır süren ancak son dönemde daha yüksek sesle dile

O gün sigorta girişleri yapılmıştı. Kartları vardı, numaraları vardı, hatta primleri dahi yatırılmıştı. Ancak bugün geldikleri noktada o başlangıç tarihinin emeklilik için “yok hükmünde” sayıldığını öğreniyorlar.

“Sigorta var ama başlangıç yok”

Sorunun temelinde teknik ama hayati bir ayrım yatıyor. Staj ve çıraklık döneminde yapılan sigorta, çoğunlukla iş kazası ve meslek hastalığı kapsamında düzenlenmişti. Yani gençler devlet kayıtlarına girdi, sigorta sicil numarası aldı; fakat uzun vadeli sigorta kollarına (malullük, yaşlılık, ölüm) prim yatırılmadığı için bu tarih emeklilik başlangıcı kabul edilmedi.

Bugün Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinden yararlanamayan binlerce kişi, “Benim 1997’de sigorta girişim var ama emeklilik hesabım 2003’ten başlıyor” diyerek hak arıyor. Aynı atölyede çalışan iki kişiden biri emekli olurken, diğeri yıllarca daha çalışmak zorunda kalıyor.

Adalet duygusu zedeleniyor

Bu mesele yalnızca teknik bir sosyal güvenlik tartışması değil; aynı zamanda bir adalet meselesi.

14-15 yaşında üretimin içine giren, sanayide çıraklık yapan, fabrikada ter döken bir gencin emeği sistem tarafından tanınmış ama yarım bırakılmış durumda. Devlet “Sen sigortalısın” demiş; ancak yıllar sonra “Ama bu sigorta emeklilik için geçerli değil” diyerek kapıyı kapatmış görünüyor.

Bu durum, özellikle EYT sonrası daha görünür hale geldi. Çünkü EYT düzenlemesi, başlangıç tarihini esas aldığı için staj ve çıraklık sigortası olanlar büyük bir eşitsizlikle karşı karşıya kaldı.

Beklentiler ne yönde?

Mağdurların temel talebi net:
Staj ve çıraklıkta yapılan ilk sigorta girişinin emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmesi ya da en azından borçlanma hakkı tanınması.

Benzer düzenlemeler geçmişte farklı alanlarda yapıldı. Askerlik ve doğum borçlanması gibi uygulamalarla sigorta başlangıcı geri çekilebildi. Bu nedenle staj ve çıraklık mağdurları da benzer bir yasal adımın mümkün olduğunu savunuyor.

Siyasi ve ekonomik denge

Elbette meselenin bir de mali boyutu var. Olası bir düzenlemenin bütçeye getireceği yük tartışılıyor. Ancak unutulmaması gereken şu: Bu insanlar sisteme dışarıdan dahil olmadı; sistemin içinde, resmi kayıtlarla çalıştı.

Bugün gelinen noktada sorun teknik bir mevzuat boşluğundan mı kaynaklanıyor, yoksa bilinçli bir tercih mi, bu ayrı bir tartışma. Fakat ortada yıllardır çözülemeyen bir beklenti olduğu açık.

Son söz

Staj ve çıraklık sigortası mağdurları, aslında Türkiye’nin üretim hafızasının bir parçası. Tornanın başında, motorun altında, hasta yatağının yanında yetişmiş bir kuşaktan söz ediyoruz.

Aynı tezgahta işe başlayan iki kişiden birinin emekli olup diğerinin “Sen sayılmıyorsun” denilerek bekletilmesi, sosyal güvenlik sistemine olan güveni zedeliyor.

Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
Devlet kayıtlarında var olan bir başlangıç, emeklilikte neden yok?

Reklamı Geç