Türkiye’de lise ve yükseköğretim öğrencileri ile çırak statüsünde çalışan binlerce kişi, staj ve çıraklık dönemlerindeki sigorta primlerinin emeklilik başlangıcı olarak sayılmaması nedeniyle hak kaybı yaşadı. Bu durum, özellikle emeklilik yaşının yükselmesiyle birlikte mağduriyeti derinleştirdi.
Staj ve çıraklık süresi sigorta girişleri SGK’ya yapılmasına rağmen, uzun vadeli sigorta kapsamına dahil olmadıkları için bu süreler hizmet başlangıcı sayılmıyor. Bu yüzden birçok kişi, çalışma hayatına erken başladığı halde emeklilik tarihini ileriye çekmek zorunda kaldı.
Milyonlarca mağdurun gözü Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) çevrildi. Hazırlanan yasa teklifinde, staj ve çıraklık dönemlerinde sigorta yapılan kişilerin bu sürelerinin emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmesi ve geriye dönük borçlanma hakkı tanınması öneriliyor. Bu düzenlemenin yasalaşması halinde, staj ve çıraklık yapan binlerce kişi emeklilik yaşını 3 ila 5 yıl öne çekme imkânı bulacak.
Bazı bölgelerde de yerel düzeyde emeklilik formülleri tartışılıyor. Örneğin, Alanya’da, staj ve çıraklık sigortası mağdurlarına özel mini EYT paketi gibi modeller gündeme geldi ancak kapsamlı yasa beklentisi hâlen sürüyor.
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu’nun seslendirdiği en temel talep, emeklilik sisteminde eşitlik ve adaletin sağlanması. Federasyon yetkilileri, staj dönemlerinin emeklilik hesabına katılmamasının yalnızca bireysel bir hak kaybı olmadığını, sosyal güvenlik sisteminde ciddi bir adaletsizlik yarattığını vurguluyorlar.
Kanun teklifinin yasalaşması ile staj ve çıraklık sigorta süreleri emeklilik başlangıcı sayılacak.
Bu düzenleme, yüz binlerce mağdur için erken emeklilik yolu açabilir.
SGK sisteminde uzun süredir tartışılan konu, sosyal adalet açısından kritik bir sınava dönüşmüş durumda.
Yıllardır beklenen bu adımın gerçekleşmesi, staj ve çıraklık dönemi çalışanlarının emeklilik haklarını yeniden tanımlayarak, Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminde önemli bir eşitlik kazanımı sağlayabilir. Kamuoyu ve mağdurların yakın takibindeki süreç, 2026 yılında netleşmesi beklenen yasama takvimiyle birlikte emeklilik yolculuğunu değiştirecek bir dönüm noktasına işaret ediyor.
